Uzun sarı saçları beline dökülen, masmavi gözleri ile adeta bir melek gibi görünen o sarışın, yatağın üzerinde dizlerinin üzerine çökmüştü. Adı belki de hiç önemli değildi. Çünkü o gece onun kim olduğu değil, nasıl inlediği önemliydi.
Bacaklarını yavaşça araladığında, pürüzsüz, pembe ve ıslak amı ortaya çıktı. Daha ilk dokunuşta titredi. Parmaklarım klitorisine değdiği anda dudaklarından küçük bir inilti kaçtı. Ama asıl feryatlar biraz sonra başlayacaktı.
Kalın ve damarlı sikimi yavaşça amının girişine dayadım. O an gözlerimin içine baktı. Gözlerinde hem korku hem de yoğun bir arzu vardı. “Yavaş gir” diye fısıldadı ama sesi titriyordu.
Biraz daha bastırdım. Dar, sıcak ve inanılmaz ıslak amı sikimi sıkıca sardı. İçine girdikçe sarışının nefesi hızlandı. Belini hafifçe kıvırdı, kalçalarını geri doğru itti. Tamamen içine girdiğim anda ağzından yüksek bir feryat koptu:
“Aaaahhh… Çok kalın… Yırtılıyorum!”
O feryat odanın içinde yankılandı. Sikimi yavaş yavaş çıkarıp tekrar sokmaya başladım. Her seferinde sesi biraz daha yükseliyordu. Sarı saçlarını avuçlayıp hafifçe çektim. Başını geriye yatırdıkça boynundaki damarlar belirginleşiyor, memeleri aşağı yukarı sallanıyordu.
“ Daha sert… Lütfen daha sert sik beni!” diye yalvarmaya başladı.

Kategoriler:

Sarışın

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*